AVV Haberler

Bir topluluk deneyimi olarak spor

Pek çok insan için spor tek kişilik bir deneyimdir. Yanlarında sadece kulaklıklarını alarak koşmaya gidenler olduğu gibi, spor salonları gibi daha kalabalık ortamlara giderek sadece kendilerine, nefes alış verişlerine, eforlarına ve düşüncelerine odaklananlar da var. Ancak, son yıllarda, özellikle de bisiklete binenler ve koşucular için, bu tür bir girişime daha faza yer ayırmaya karar veren farklı spor salonlarında farklı antrenman toplulukları ortaya çıktı.

Topluluk deneyimi ne anlama geliyor?

Bu konsepti özetlemek için tek bir tanım yok ama bu grupların kurucuları basit bir şekilde açıklamaya çalışıyor. Filozoflarla sosyologları rahatsız etmeden şunu söylemek yeterli: bir topluluk kendiliğinden ortaya çıkan, yapay olarak veya zorla oluşturulmayan bir yapıdır. Ortak bir dayanışma, empati ve paylaşım duygusu ile doğal bir şekilde ortaya çıkar ve gelişir. Ortak bir hedef ve ortak bir takım ruhu olduğu sürece, tabii ki düzenleyebilir, ihtiyaçlarınıza göre şekillendirebilirsiniz. Protein Journal tarafından yapılan bir çalışmaya göre, bu gruplardaki insanların çoğu, bir topluluk ruhu oluşturmak için, hedeflerine ulaşmalarında diğerlerine yardımcı ve destek olmak için herkesin çalışması gerekir.

Spordaki hedeflerin paylaşılması

Sporda topluluk ruhu her zaman vardır: uygulamalarının önemli bileşenleri olarak felsefe ile topluluk ruhunu birleştiren iki disiplin olan Tai Chi ve Yoga’yı düşünün. Her iki aktivite de tek başına yapılabilir, ama öğretmenler ve öğrenciler ile birlikte grup halinde yapılması her zaman daha etkili kabul edilir.

Motivasyon? Çoğu kişi için, bir oturumun sonundaki gülümsemeleridir.

Son yıllarda, dünyanın tüm büyük şehirlerinde koşu topluluklarında gerçek bir patlama yaşanıyor: insanlar hep birlikte spor yapmanın ne kadar etkili ve eğlenceli olduğunu yeniden keşfetti.

Bu gruplardan, bazı araştırma anketlerine cevap veren insanların %53’ü “topluluğun” anlamının ortak değerlerin paylaşılması olduğunu söylüyor: tıpkı arkadaşlar veya iyi komşularla olduğu gibi, spor için de aynısı geçerli.

Spor salonu ve topluluk

Spor salonu belki de bu tür bir aktivite için en uygun yer. Bu durumda, “grup etkisi” daha kuvvetli oluyor: grup antrenmanı daha iyi sonuçlar veriyor, avantajlar sunuyor ve aynı zamanda “sporu bırakma etkisinden” caydırıyor. Nedeni çok basit: spor salonuna giderek ulaşmak istediğiniz hedef her ne olursa olsun (örneğin, kilo vermek, vücudunuzu şekillendirmek veya daha kuvvetli olmak), tek başınızayken havlu atmak çok kolay ve sonuca daha yavaş ulaşılıyor. Eğer sizi teşvik edecek veya destekleyecek biri yoksa, hata yapmanız kolaylaşır ve odaklanmanız daha zor olur. Grup fitness’ın avantajları sizi bu durumdan kurtarır.

Stres ve grup: spordaki antagonistler

University of New England College of Osteopathic Medicine, tarafından yapılan bir çalışmaya göre, birlikte antrenman yapmak insanların hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendilerini yalnızken olduğundan daha iyi hissetmesini sağlıyor. Yapılan araştırmalar, bir ekipte çalışmanın stresi yaklaşık ¼ oranında azalttığını ve yaşam kalitesini önemli oranda arttırdığını ortaya koydu. Bireysel antrenman yapanlar, daha odaklanmış gibi görünmesine rağmen, stres seviyelerinde kayda değer değişiklik görülmüyor.

Bu çalışma için, araştırmacılar tarafından, stres seviyelerinin yüksek, iş-yaşam dengelerinin zayıf olduğu bilinen 69 adet Tıp öğrencisi seçildi ve onlara 12 haftalık farklı antrenman programları verildi. Seçtikleri programları baştan sonra kadar, grup olarak veya tek başlarına yaptılar. Grup halinde yapmayı seçenlerin yaşam kalitelerinde kayda değer iyileşmeler görüldü. Özellikle en büyük faydası zihinsel olarak kendilerini iyi hissetmeye başladılar, duygusal olarak dengeli hale geldiler ve stres seviyeleri düştü. Diğerlerinde ise, zihinsel olarak kendilerini biraz daha iyi hissetmeleri dışında kayda değer değişiklik gözlemlenmedi. Ama bu değişiklik, grup olarak çalışanlara kıyasla çok daha düşük bir seviyede kaldı.